Kapadokya,

Kapadokya Tatili / Tafoni Cave Hotel

09:42 Buse Öztürk 8 Comments

Tatil denince aklıma hep deniz, kum, güneş gelirdi. Ancak son bir kaç yılda bu fikrim kısmen de olsa değişti. Güzel Ülkem'in her bir köşesini ziyaret edip birbirinden güzel şehirleri keşfetmek daha çok keyif verir oldu.. 
Bugün de İnstagram ve twitter da sık sık paylaştığım Doğa ve Tarihin bütünleştiği yerlerden biri olan Kapadokya turumuzu tek bir postta rehber olacak şekilde yazmak istedim.. 


Kapadokya;  60 milyon yıl önce Erciyes, Hasandağı ve Güllüdağ’ın püskürttüğü lav ve küllerin oluşturduğu yumuşak tabakaların milyonlarca yıl boyunca yağmur ve rüzgar tarafından aşındırılmasıyla ortaya çıkan Ülkemizin görülmesi gereken yerlerinden biri..
Öncelikle buraya gidecek olanlara tavsiyem; Düz ayakkabı alın, rahat giysiler giyin ve birlikte eğlendiğiniz arkadaşlarınızla bu tatili yapın :)
Tatil Rotamıza gelecek olursak;
 2 gece 3 gün süren hafta sonu tatilimizde Kapadokya Ortahisar'da  bulunan ve butik bir mağara oteli olan Tafoni Cave de kaldık.  

Tafoni anlam olarak kaya oyuklarının kuşlar tarafından yuva yapmakta kullanılması nedeniyle peri bacasındaki kuş yuvası anlamına geliyormuş. Tafoni Cave 'de de her farklı odayı tanımlamak için kuşların adları kullanılmış.
Bizimki 102 Numara ile Turtle Dove 'du ve tek kelimeyle bayıldık..



Otele cuma günü kaçırdığımız uçak nedeniyle bir haylı gecikmeli olarak giriş yapmıştık.
Bu arada otelin havaalanı transfer hizmeti var bu sayede uçaktan indiğimiz gibi aracımıza binip yarı uykulu bir şekilde otele vardık.
Turumuzda Balon Gezisi ayarlanmıştı ancak uçak kaçırma, gece geç saatte otele varma gibi aksilikler yaşayınca ilk gün bu güzelliği kaçırmış olduk. 
Balon turunu kaçırmış olsakta sabah kuş sesiyle uyanıp yine kuş sesiyle harika bir kahvaltı yaptıktan sonra Otelin rehberiyle birlikte Cumartesi günü gezimize başladık..
İlk turumuz otelimizin karşısında bulunan tepeye çıkarak Ortahisar kalesine karşı olan bu manzaraya bakmak oldu;

Bu güzel manzaranın ardından Rehberimizle tekrar yola çıktık. Yalnız yollar kendi aracınızla gidilebilecek türde değil pek. Tur hizmeti bu sebeple çok daha iyi bir seçenek.. 

Yol üzerinde durup fotoğraf çekildiğimiz anlardan biri.. Sevgili Styleboom korkusuzca her yerde foto çekilirken ben acaba düşer miyim telaşına girip şekilden şekile girmişim;
 Ara ara yol boyunca duraklayıp foto çektikten sonra Cemal Ranch'te kendimizi bulduk. 

Hayvanlar söz konusu olunca kendimi bir anda aralarında buluyorum. :)
Cemal Ranch16.000 m2 arazi üzerinde otantik bir mimari ile kurulmuş çiftlik havasında bir yer.  
 Mağara içinde bulunan kütüphane

Cemal Ranch'te atları sevip gezdikten sonra mola verip  restaurant hizmetinden yararlanarak öğle yemeğimizi yedik. Nefis Katmer ve taze meyve sebzelerim tadı hala damağımızda..

Karnımızı doyurduktan sonra yine yollara düştük ve bu sefer istikametimiz Güvercinlik Vadisi oldu;
Burada da bol bol foto çekip ardından biraz dinlendik..
Yorgunluğumuzu attıktan sonra bu sefer de Kapadokya’nın her yerinden görülen en büyük ve en güzel peri bacası olan Uçhisar Kalesine doğru yol aldık;
 Uçhisar kalesine çıkarken epey yorulsakta zirvede Erciyes dağını en güzel şekilde görebilmek bu yorgunluğa değdi dedirtti;
Neyse ki inişi daha rahattı :)
Hızımızı iyice almışken bu sefer Rehberimiz bizi Göreme Açık Hava Müzesine götürdü..
Göreme Açık Hava Müzesi kaya içine oyulmuş manastırlar, kiliseler, şapeller, yemekhaneler, mutfaklar ve yaşam alanlarından oluşuyor.
Gezmekten bitap düşmüş olsakta burayı da karış karış gezdik..



 Müze sonrası herhalde artık otele döneriz diye düşünürken rehberimiz bu muhteşem manzarayı mutlaka görmek istersiniz deyip bizi Kızılçukur Vadisine götürdü;
Şansımıza balonlar akşam üstü uçuşu yapıyordu :)
Gün içinde bir çok yeri görünce otele dönüşte epey yorulmuş olduğumuzu hissettik. Bu harika günü otelde akşam yemeğinde muhteşem bir testi kebabıyla sonlandırdık..
İlk günün kısa özetini  sevgili arkadaşım Seher  vlog olarak Youtube da yayınladı. Siz de izlemek isterseniz;

İlk gün hayli yer gezmemize rağmen 2. gün full enerji ile güne merhaba dedik. Otelde kahvaltımızı yaptıktan sonra tekrar yollara düştük;
İlk durağımız   Kaymaklı Yer Altı Şehri oldu.. Açıkcası benim gibi kapalı alan fobisi olanlar için biraz zorlayıcı olsa da yine de görülmesi, hissedilmesi gereken bir yer.. 

  Kapalı alanda en büyük korkum nefessiz kalıp boğularak ölmek sanırım. Her ne kadar tedirgin olsam da yer altında hayli iyi bir hava akımı vardı. 
Yer altı şehrinden sonra Gomeda Vadisine doğru yol aldık;
Muhteşem manzarayı ve doğayı hafızlarımıza kazıdıktan sonra tekrar yola koyulduk;

Bu sefer istikamet Kapadokya'nın önemli turizm merkezlerinden biri olan Mustafa Paşa eski adıyla Sinasos;
 

Yine yolları arşınladıktan sonra rehberimiz bizi bu sefer daha önceden de arkadaşlarımdan methini duyduğum Hanedan Restauranta götürdü;
Muhteşem yemeğin ardından Dondurmasını da yemeden dönmek istemedik;

Karnımız doyduktan sonra tekrar yola koyulduk ve bu sefer de Chez Galip Çömlek Atölyesine gittik;

 Muhteşem eserleri inceledikten sonra havaalanına gitmeden önce Avanos'a uğradık. Kızılırmak kenarında bol bol foto çekip günü tamamladık;
Sevgili arkadaşım Seher'in Youtube da yayınladığı 2. Günün Vlogu çok daha eğlenceli  :) Mutlaka izlemenizi tavsiye ederim 
Unutamacağımız bir hafta sonu tatili oldu bizim için. Eğer Kapadokya'ya gitme isteğiniz varsa daha fazla ertelemeyin derim! :)

Bizi muhteşem şekilde misafir eden Tafoni Cave otele sonsuz teşekkürler..

Benzer Yazılarım

8 yorum:

  1. Gerçekten çok güzel bir yer kapadokya fotoğraflara bakınca tekrar gidesim geldi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Döndüğümüzden beri keşke daha fazla kalsaydık diyorum :)

      Sil
  2. Ne kadar güzel bir tatil olmuş. Allah çok daha güzellerini nasip etsin. Kesinlikle tekrar gitmek istediğim bir yer. Ben de sün akşam Kapadokya tatilimin 1. bölümünü yayınladım. Okumak istersen ^.^

    http://lifestyleofsiri.blogspot.com.tr/2015/05/kapadokya-1-gun.html

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hepimize nasip etsin :) Hemen okuyorum!

      Sil
  3. Fotoğraflar beni orada yaşadığım zamanlara götürdü...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Yaa ne güzel o zamanlar tadını çıkartmışssındır tabii

      Sil
  4. Harika bir gezi olmuş, fotoğraflara bayıldım...

    www.sezence.com

    YanıtlaSil

Yorum bırakmak isterseniz;

Bu Blogda Ara